0850 420 00 99 | Türkiye' nin Her Yerinden !
Tavaf'ın yapılışı

Hacca Çağır

HACCA ÇAĞIR

   Allah c.c,  İbrahim aleyhisselam’a;  “Ey İbrahim! İnsanların arasında, bu mübarek beyti ziyaret etmelerini onlara bildirmek, onları buraya davet etmek için seslen.” Buyurmuş.

   “Ya Rabbi! Benim sesim nereye kadar gider ki ben bu insanlara nasıl duyuracağım? Burası ekin bitmez bir vadi.” demiş. Ekinsiz, taşlık bir vadiye İsmail aleyhisselam’ı, Hacer validemizi bırakmış.

   Evet, burada birkaç Cürhum kabilesi gelip izinsiz yerleşmiş, orası köy gibi bir yerleşim yeri olmuştu ama davet edilenler, Beyt’i haccetmek zorunda olanlar uzakta.

   “Uzak diyardaki insanlara ben nasıl duyurayım? Şam’dakine, Irak’takine, Mısır’dakine, Bahreyn’dekine nasıl duyurayım!” diye soruyor.

   O zaman Allahu Teala hazretleri, -rivayetlerde belirtildiğine göre;-

   “Ya İbrahim! Sen seslen; seslenmek senden, duyurmak benden.” Buyurmuş.

   Duyurmak Allah’ın kudretine kalmış bir şey.

   “Ey İbrahim! Seslen insanlara, seslen insanoğullarına; bu diyarı senin, benim emrim ile yapmış olduğunu, tekrar inşa etmiş olduğunu ve insanlığın ilk mabedinin bulunduğu yerde yeniden yaptığın şu Kabe-i Müşerrefe’yi ziyaret etmelerini insanlara seslen. Ezan gibi dört bir yana seslenerek bildir!” diye emir buyurmuş.

   İbrahim aleyhisselam boynunu bükmüş,  seslenmiş; Allahu Teala hazretleri duyuracağı kullara duyurmuş.

   “Duymadık hocam,  ne zaman çağırmış, kim diyor?”

   “Sen ey İbrahim! Bu Beytullah’ı yaptın; insanlara seslen. Onların kimisi yaya kimisi binekli, dağların arasındaki yollardan vadilerden akıp akıp buraya gelsinler.” Diye, Allahu Teala hazretleri buyurmuş.

   Şimdi buradan bağırsak iki sokak öteden duyulmaz. Zor; Harem’in olduğu tarafta hoparlör olmasa ezan okunduğu zaman buradan belki duymayız. Halbuki görünüyor; ama belki duymayız. Şimdi hoparlörler var; sesi büyütüyor, kat kat aksettiriyor, duyuyoruz ama kolay duyulmaz.

   İbrahim aleyhisselam Safa tepesine veya Merve tepesine ya da Cebel-i Ebu Kubeys’e çıksa, şimdilerde sarayın olduğu yerin tepesine çıksa bağırsa ne kadar duyacaklar.

   “Ya Rabbi! Ben nereye kadar sesimi duyururum?” dedi.

Cenab-ı Hak ona;

   “Ya İbrahim! Sen seslen, çağır; bağırmak, çağırmak senden, duyurmak benden, ben duyururum.” buyurmuş.

   Cenab-ı Allah hey şeye kadir.

   Londara’da kuledan diye saatin kaç olduğunu çalıyor radyoda Londra’yı açmış olan Avustralya’daki, afrika’daki bir insan Londra kulesinin saatin bir olduğunu bildiren vuruşunu kulenin dibindeki insanlardan evel duyuyor, neden elektromanyetik dalgalar, ses dalgalarından çok daha hızlı gittiğinden ses dalgası saniyede 340 metre hızla gidiyor elektrik saniye 300.000 km gidiyor. Elektromanyetik dalga buradan yükleniyor öbür tarafa gidiyor, orada çözülüyor ses haline geliyor: O çok süratli oluyor ses daha kulenin dibine gitmeden uzaktaki, başka kıtadaki adamdan, sesini Londra radyosundan duyuyor. İnsan oğlu alet yapmış duyuyor. Şu kainatı yaratan Allahu Teala hazretleri duyuramazmı?. Amenna vesaddakna duyurur, Alasını duyurur evelkilerede, sonrakilerede duyurur, ileredeki nesillerede, o zamanki insanlarada duyurur. Her şeye kadirdir. Hacca gelecek insanlar onun için Lebbeyk çekiyorlar (Ya Rabbi sen beytini ziyareti emretdin, davet ettin, bağırttın, çağırttın, seslendirdin: Tamam bende geliyorum Ya Rabbi demek. Anlamı çok derin, insan bunu söylerken dayanamaz ağlar gani mevlam nasip etse, varsam ağlayı ağlayı, Medinede Muhammedi görsem ağlayı ağlayı, delil yapışsa elime Lebbeyk öğretse dilime ihram bezini belime sarsam ağlayı ağlayı, Bursalı Yunus ne güzel söylemiş içinizde hiç ağlayı ağlayı ihram saran varmı?. Lebbeyk derken dayanamayıp ağlayan aşık-ı sadıklar, yola çıkınca ağlayanlar varmı? En mühim yeri, en sonu bana göre: İhram bezini belime, sarsam ağlayı ağlayı kendinize sorun: ben bu ihram bezini elime bağlarken ağladınmı ağlamadınmı? Bak aşıkların ibadeti nasıl, gafillerin hali nasıl? Aradaki fark nasıl? Allah şimdi ona verdiği sevabı buna verdiği sevap gibi mi yapar? Aradaki fark ihram bezini bağlarken hüngür hüngür aşlından, şevkinden, heyecenından ağlıyor. Çok mühim Hazreti Ömer Radiyallahu anh minberden Cuma hutbesi okurken: Ya Sariye! Dağa, dağa doğru git! Diye seslendi İran tarafına savaş için gönderdi komutan Sariye orada gazada: Mescidde değil. Medine’de de mescidin etrafında dağ yok en yakın Uhut dağı oda uzakta “Ey sariye! Dağa doğru! Dedi Sariye İranda düşmanla çarpışan, İslam ordularının komutanı: bu sesi duydu! Dağa doğru çekildi. Çünkü düşman onları arkalarından dağa ile çevirip imha etmek istiyodu. Dağa doğru çekilince kendisini muhasara olmaktan kurtarıp çarpıştı. Allah onu düşmana karşı galip eyledi, zafer kazandırdı. Ama medine’den İrana sesi duyuran Allah’tı Hazreti Ömere o kadar uzağı gösterende Allah hazreti Ömerin sesini oraya duyuranda, Allah. hakkı ile mebrur Hac ve Umre yapmayı nasib eylesin. Prof. Dr. Esad Çoşan. r.a

                   

 

 

UMRE & HAC BİLGİLENDİRME