0850 420 00 99 | Türkiye' nin Her Yerinden !
İhram Yasakları

Hac

HAC

EN HİKMETLİ, EN İHTİŞAMLI, EN GÖRKEMLİ İBADETLERDEN BİRİSİ

      İslam’ın en hikmetli, en saltanatlı, en ihtişamlı, Türkçe tabirle en görkemli ibadetlerinden biriside Hac ibadetidir.

   Hac ibadeti, bir yönden bakarsanız son derece dervişane, mütevazıyane, sessiz sedasız ferdi bir ibadettir.

   Adamcağız kendi ülkesinden kalkıyor; diyarları geçerek, dağları ovaları aşarak, tozlara bulanarak, saçı sakalına karışarak geliyor. Kendi deruni, dini hayatını yaşıyor; gözyaşları içinde burada ibadetlerini yapıyor.

   “Adem atamız şöyle buyurmuş.”

   “Havva anamız söyle gelmiş.”

   “İbrahim aleyhisselam oğlu İsmail’i şurada kesmak istemiş, kurban etmek istemiş.”

   “Şurada koç gelmiş, burada şu olmuş…’

   Dinler tarihi hatıralarıyla yoğrulmuş olan bir mekanda ferdi, deruni bir hayatı yaşayıp tertemiz olup gidiyor.

   En basit bir insanın bile anlayacağı o kadar güzel işaretler var ki; o kadar güzel ibadet devreleri, evreler var ki; o kadar şeyler tadıyor ki; elbette o da çok istifade ediyor, maddeten ve menen, ruhen ve ahlaken çok şeyler kazanmış olarak gidiyor. Yüz yılı tanımış başka kültürleri izlemiş insanların yüksek mütefekkirlerin, mukayeseli kültür araştırmaları, din araştırmaları yapan insanlarında, bu meseleye bakışlarında çok daha başka algılamalar, izlenimler var. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir şekilde bu kadar muhteşem bir ibadet yok. Tüm dünyanın insanlarına hitabeden, müştereken hareket etmelerini sağlayan şahane bir ibadetle karşı karşıyayız başka dinlerde böyle şeyler yok biz buraya Allah’ın bir lütfu ile geldik eğer Müslüman olmasaydık Allah’ın bizim üzerimizde İslam nimeti olmasaydı, bizim buraların güzelliğinden haberimiz olmazdı. Hindular ganj nehrine gidiyorlar, orada çamurlu suların içinde çimiyorlar çırpışıyorlar onların Haccı öyle, Hindular öyle Hristiyanlar bir alem Yahudiler kuduste ağlama duvarına gidiyor orada ağlıyorlar Allah’a hamdü senalar olsun ki hz. Adem atamış aleyhisselam’dan oğlu şit aleyhisselam’dan beri yapılmış insanlığın tarihi kadar eksi bir ibadet yerine, peygamberlerin çoğu cebel-i kubeyte defnedilmiş: Sefa tepesinin arkasında şimdi sarayın olduğu yerde çoğu oralarda medfun bir kısmı rükün ile makam arasında defnedilmiş İsmail aleyhisselam hicirde defnedilmiş kabe’nin açık olan duvarın arkasında daha nice nice peygamberler olduğu rivayet ediliyor buranın kıymetini meleklerde biliyor, peygamberlerde biliyor, evliyaullahda biliyor çoğu orada burada yaşamış ma gelmiş sonunda kabe-i müşerrefenin çevresinde ve burada defin olunmuş, kabirleri burada kudüsü ziyaret ettikleri zaman Hiristiyanlar’ında hacı olduğu rivayet edilir, ama bana biraz özenmişler gibi geliyor başka dinlerde böyle bir şey yok belki uzak doğu dinlerinde brahmanların janj nehrine gidip çamurlu sularda yıkanması gibi topluca seyahatleri oluyor onları çok iyi tanıyorum ama burada Müslümanlar bir kere gelişlerinde mikat denilen yerlerden aba ve kabadan soyunup kefen misali örtülerine bürünüp belirli bir heyecana giriyor. Özel kutsal, mukaddes,mübarek bir mıntıkaya girişinin tehazürü; üzerindeki giyimde, davranışlarında bile derhal belli olacak bir sınırdan geçiyor orada anlayanlarda, anlamayanda idraki sığ olanda engin olanda uyarışlıyor. Sonra bütün insanlar eşit bir kıyafete bürünüyor bu kıyafetin birde kefene benzeyen tarafı olması ilginç yani herkes eflatun renkli-eski roma imparatoru eflatun rengi severmiş- giyinerek herkesin başında bir defne dalı bulunacak gibi bir şey değil tefafvuken tam kefen gibi baş açık, ayak çıplak ayağın kapalı olması, başının örtülü olması adaba, usule ahkama aykırı tecihen beyaz renki iki örtüye sarınarak insanlar aynı seviyeye geliyorlar insanların eşitliliği anlaşılıyor dünyanın faniliği zihinlerde vurgulanıyor, ölüm hatırlıyor mahşer yerinin misali dünyada iken insanların gözü önünde beliriyor Allah Allah Allahu ekber!.

  İnsanların tüyleri diken diken oluyor. milyonlarca insan orada ben beyaz toplanmışlar mahrumiyetli güneşin altında kumların üzerinde. Mahşer yerini hatırlatıyor. İnsanoğlunun yaratılması esnasında;

   İnni ca’ilün fi’l-ardı halifeten. “Ey meleklerim! Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım.” Diye Allahu Teala hazretlerinin meleklere bildirmesi üzerine; Kalu e tec’alü fiha men yüfsidu fiha veyesfikü’d-dima’. Ve nahnü nüsebbihu bi-hamdike ve nükaddisü leke. “Ya Rabbi! Biz sana ibadet ü taat eylemekteyiz, biz senin kullarınız. Sen yeryüzünde fitne fesat çıkaracak, kan dökecek olan mahlukları ne diye yaratıyorsun?” Kale inni a!lemü ma la ta’lemun. “Ben, sizin bilmediğiniz nice hikmetli işleri bilirim.

   “Yaratmanın da nice nice faydaları, hikmetleri vardır.” Diye onlara; hitab u itab ile cevap verince; o zaman melekler Beyt-i Ma’mur’um etrafında döne döne tevbe ve istiğfar etmeye başlıyorlar. Kabe-i Müşerrefe’nin etrafında dönmenin, onun bir remzi olduğu dahi söylenince iş, insanoğlunun ilkatine dayanıyor. Hz Ademden geriye gidiyor Hz. Ademden önceki devrelere, cennetteki hatıralara dayanıyor. Ta orada insanoğlunun yaratılışının hikmeti, meleklerin bunu anlıyamaması, itirazı onun üzerine Allahü Teala hazretlerinin bunun hikmetlerinin beyan etmesi üzerine tevbe ve istiğfar etmeleri hatırlanıyor sonra arafattaki toplantı çok mühim bir manzara teşkil ediyor çok dersler çıkarabilecek, çok ibretler alınabilecek bir olay oluyor. Yine müzdelife ve mina İbrahim aleyhisselamın gördüğü rüya üzerine İsmail aleyhisselam ile istişare onada oğulcuğum ben rüyamda seni kesiyorum diye gördüm nedersin diye soruyor. Oğluda öyle bi cevap veriyorki bütün insanoğullara ibret olacak emirolunduğun şeyi yap beni inşallah sabredici bulursun, sabredenlerden bulacaksın, sabrederim inşallah,

Allah’ın imtihanına bak! Cenabı Mevla dağına göre kar veriyor ne zor sen peygamber misin? Değilsin ben peygamber miyim? Değilim Peygamberlerde bizim gibi bir er beş er bizim gibi birer insan ama ne büyük insanlar kes beni kurban et diyebiliyor o kadar müthiş o kadar güzel şeyler varki göz yaşlarının hacılarının etrafından seller olup kızıl denize akması lazım acı göz yaşlarının şırıl şırıl akması lazım orada kurban kesiliyor kurbanlar fukaraya dağıtılıyor şeytan taşlanıyor o kadar güzel remizle ki şeytanın düşman olduğu hacıların zihinlerinde müşahhaslaştırılıyor: Şeytan sizin düşmanınızdır! Siz onu düşman olarak belirleyin düşman olduğunu bilin. Artık unutulmaz bir abide manzara halinde hacının gözü önünde… küçük şeytan, orta şeytan, büyük şeytan ben bunları taşladım bir daha bunlara uymayacağım diyor sonra hacerülesvede istilham etmek, selam vermek hadis-i şerifte peygamber sallalhahu aleyhi ve sellem Allahu teala hazretleri ile müsafaha yapıp ona beyat etmektir buyuruyor hani nasıl sahabeyi ikram peygamber sallahu aleyhi ve sellem efendimizin elinden tutup ya rasulallah sen Allahın elçisisin biz sana tabiyiz emret sevinçli ve üzüntülü zamanlarda istediğimiz ve istemediğimiz hallerde biz tamamen sana tabi olacaz bundan sonra senin emrine giriyoruz dedikleri zaman Allah2ın eli sizin o tuttuğunuz elin üzerinde Allah ile beyatlaşmış oluyor anlamı o kadar derin o kadar yüksek hacerül’esvedi selamlamanın anlamı o kadar yüksek şair ne demiş o mahiler ki derya içredir deryayı bilmez o balıklar’ki denizin içindedir denizden haberleri yoktur biz öyleyiz denizin içindeki balık oltaya tutulup dışarı çıktığı zaman denizi anlar çırpınır o zaman çırpın Allah’ım çırpın ne güzelmiş meğer benim etrafım çevrem ne güzelmiş der bizde dünyayı hanya’yı konyayı ne ölünce anlıyacağız?

En-Nasu niyamün İnsanlar uykuda… Ve iza matu öldükleri zaman… İntebehü. O zaman uyanırlar, uyku biter.

Öldüler ama. Bu alemin işi bitti. Ölünce gözleri açıldı. Uyandılar ama faydası var mı?

Öyle tatlı şeyler ki insanın tüyleri diken diken olur insan zevkten zevke şevkten şevke feyzden feyze geçer işin ibadet ve tahat yönü deruni ve ahlaki yönü bu hac muhteşem bir ibadet çok gen işi bir ibadet insanın zengin olması bedeninin kuvvetli olması lazım sıhhatli ve afiyetli olması lazım çünkü genç işi bi hayli vazifeler var yürüyerek tavaf var say var Arafat var, arafat’tan müzdelifeye gelmek var müzdelifede yer belli değil herkes ana baba günü mahşer gün gibi bi yerde kalıyor geceliyor mina günleri var şeytan taşlama var çok izdihamlı olan bi olay Allah rahmet eylesin bazı insanlar eziliyor kalabalık birbirini istesede koruyamıyor mesela insanın babası annesi babası düşse yerden kaldıramıyor derken kendisi’de düşüyor kaldıramadan kalabalıklar onları’da ezebiliyor genç işi gençken yapılması gereken bir ibadet hacılarımıza bakıyorum çoğu ihtiyar nefes nefese yaşlı kimseler hacca gelişleri geçe bırakmışlar gençken gelip ibret alıp ibadetlerini güzel güzel yapıp hayatında bu tecrübeleri kullanması değerlendirmesi lazım böyle daha iyi olur diye insanın hatrına geliyor tabi her vakitte olabilir yaşlıda olsa olur hatta yürümeyecek durumda olanlara araba kullanarak say yaptırıyorlar güçlü kuvveti zenciler oluyor tah terevena oturmuş baş üstünde kabeyi tavaf ediyorlar ücretini verdiğimiz bu işleri yapacak bulunuyor çok muazzam ve muhteşem ibretlerle dolu bir ibadet hac ibadeti Müslümanlar için son derece büyük hikmetler ihtiva ediyor; Son derece muazzam faydalar sağlıyor. Hem dünya hem ahiretleri için bir çok menfaatler temin ediyor hac muazzam sembollerle dolu bir ibadet. Sembolik tarafını çok iyi anlamak lazım zahirine takılıp kalmamak, şekilde boğulmamak lazım şeklin arkasında gönlü çalıştırmak lazım haccın esrarını tatmak esrarın’daki lezzetleri kavramak lazım kabeyi dönerken öyle dönmek hacerülesvedi istilam etmek, şeytan taşlarken öyle taşlamak lazım bu yüz yılın insanını en çok heycanlandıran hususlardan biri olan hac muhteşem bir toplantı oluyor islamda topluluk yani cemaat çok büyük önem taşıyor hakiketen islam dininin bütün ahlakını cemaati kuvvetlendirmeye, topluluğu güçlendirmeye muhabbetlendirmeye yöneliktir toplanmayı birliği beraberliği muhabbeti teşfik etmektedir topluluğun teşekkürüne mani olan her şey büyük günahtır topluluğu sağlıyacak her türlü davranış sevaptır selam sevaptır. Cemaate namaz sevaptır, Müslümanın kardeşini sevmesi sevaptır ama bunun karşılığın ara bozmak çok büyük günahtır cemaattan uzak düşmüş tefriker düşmak günahtır islam dini bütün ahkamı ile toplumu teşfik ediyor Müslümanların muhabbetli bir toplum olmasını sağlamaya çalışıyor bunu ibadetler’dede emrediyor namazın cemaatlerle kılınması evde kılınmasından 27 kat daha sevapo oluyor büyük mescid’lerde Cuma namazı mescid’lerde kılınması 50 misli sevap oluyor dağın başında ezan ve kamet getirerek görünene görünmeyen varlıkların meleklerin toplayarak kılınan kılınan namaz 50 misli sevap oluyor mekkei mükerreme’de kılınan namaz yapılan ibadet yüz bin misli sevap kazanmaya sebep oluyor insan evinde cemaatle namaz kılsa çoluk çoluğu topluyorum namaz kılıyorum diye namaz kılıyorsun ama camideki sevabı olmaz mahalledeki mescid’de kılıyorum hocam mahalledeki mescid’de köydeki camide kılarsın ama şehirdeki kadar olmaz ona yirmi beş ötekine elli kulağına dayadı bir ezan okudu dağlara taşlara allahın birliğini ilan etti ondan sonra kamet getirdi namaz kıldı bunun sevabı bire elli.   

UMRE & HAC BİLGİLENDİRME